Üyelik Girişi
Videolar
Linkler
Site Haritası
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
19° 22° 15°
Kasaba Sanat sayı :10
Bu sayımızda: 1- .....
Başlık
Açıklama
Kasaba Sanat sayı:11
Açıklama
Kasaba Sanat sayı:12
Açıklama

Anasayfa

19.07.2014
12.04.2014
BU SAYIDA Acının Uçurumlarında Bir Şair: Ahmet Erhan - Oğuz Tümbaş Günü Devşir Koy Yastık Altına - H. Hüseyin Yalvaç Çırak Durdum Kendime - Arif Madanoğlu Dilin Metruk Yarası - Bülent Güldal Karanlık Kuş - Ali Rıza Gelirli Her Aşk İki Tam Yalnızlık - Fesih Vural Perşembetif Provokasyonizmaya Dair Olmayan Şeyler - Altuğ Altıntaş Eylülün Mavi Gözü - Deniz Dağdelen Düzgün
yolun alnına yolun alnına dönüp ömrüme bakıyorum sözcüğe özgürlük arayan sayısız defter üç beş şiir birkaç dosta kalmışım yenilgi ağacımı aksatmadan sulamışım aşk masalındaki acı benden banaymış gözyaşı istifleyen yaralarımı sevda küsmesin diye sarmamışım eskirken komaya giren hüzünle düşe gedik bulamayan yalnızlığı külle sağaltmaya kalkmışım
09.01.2014
26.11.2013
Bırakıp gitmeli Bekleme salonunda bekleyenler arasında biraz farklı bir duruşu vardı. Genelini açık tenli, açık renk saçlı insanların oluşturduğu bu toplulukta esmer teni, siyah saçları, kara gözleri ile hemen göze çarpıyordu kadın. Çoğu kişiye yakışmayan ince dudaklar ona çok yakışıyordu. Çıkık elmacık kemikleri ve hafif köşeli çenesiyle kendinden emin, kararlı bir havası vardı. Gerilmekten olsa gerek, dudaklar daha da incelmiş, çene kemiği daha belirginleşmişti.
SITMANIN ‘S’ Sİ Kahvenin önündeki asmanın altında her günkü gibi bir hayat başlamış, bitiyordu. Kahveci öylesine alışıktı ki hangi masada kimlerin oturup, neler yapıp, neler konuştuklarına, kulak bile kabartmıyordu artık. Aklında, bir an önce günün hasılatını hesaplayıp, eve gitmekten başka bir şey yoktu. Gün uzundu bu mevsimde, ama hava yine de kararmıştı neredeyse. Oyun oynayan gençlerin masasından oldukça uzakta, yalnız başına oturan ve saatlerdir elindeki gazetenin aynı sayfasına dalgın dalgın bakan oldukça yaşlı ve takım elbiseli bir adamdan başka kimse kalmamıştı. Bu sıradanlık içinde yaşlı adamın önce hafiften, ancak sonra bariz kasılmalarla tirtemeye başladığını görünce, önce gençler, sonrada kahveci koşup, etrafını çevirdiler. Adam gömleğinin üst düğmesini açıp, kravatını gevşetmeye çalışırken, elleri ayakları sarsılaran oturduğu iskemleden aşağı düşmek üzereydi. Gençler hemen kollarına girerek e
26.11.2013
26.11.2013
RUDOLF HAGELSTANGE Rudolf Hagelstange 14 Ocak 1912 günü Nordhausen kentinde doğmuş, 5 Ağustos 1984 günü Hanau kentinde ölmüştür. Kendisi bir Alman ozanıdır. Hagelstange 1931 den 1933 tarihine değin Berlin’de Filoloji öğrenimi görmüş ve 1936 ile 1938 arasında Nordhaeuser Gazetesi’nde çalışmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda 35 sone’yi içeren ilk kapsamlı şiir kitabı yayımlanmıştır. Bu kitabı büyük yankı uyandırmıştır. Kendisi yayınevi sahibi, şair, romancı ve öykücü olarak yapıtlar vermiş, 80’li yıllarda Federal Almanya Yazarlar Birliği’nin başkanlığını yürütmüştür. 1971-84 arasında Odenwald bölgesine bağlı Erbach kentinde yaşamı
Bana İstanbul fotoğrafları gönder Bana İstanbul fotoğrafları gönder Denizinde ağzı açık kurşuni bir balığın isyanı Yamaçlarında erguvan şenliğinde martılar Ben hep öyle telaşlı düşler görürüm Dolu bir vapurla geçerim boğazdan Uyanır yanağına rüzgâr vurmuş kızlar Bana İstanbul fotoğrafları gönder
26.11.2013
25.11.2013
Dergimize katkıda bulunan Yazar ve şairlerimize teşekkür ederiz. Ülkemizin şu günlerinde en çok edebiyata ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Edebiyat ülkenin hem geçmişini hem de geleceğini aydınlatan büyük bir ışık huzmesidir. Bu ışığın ucundan tutma gayreti ve gururu içindeyiz, elimizden geldiğince… İyi okumalar
DERGİLER, KİTAPLAR DERKEN!.. basınımız tepeden tırnağa donatıyor bizleri günlük olarak. Ne demişler, ne yazmışlarsa yerden göğe haklılar. Şuncacık kuşku duyana aşkolsun! Siz, sisteme uygun kafalar nasıl yetiştirilir sanıyorsunuz? Gizli bir elin kişiliğinizi usul susul yonttuğunuzu duyumsamaktan uzaksanız, o uysal benzerliğe dahil olmanız işten bile değil. Öyle ki bağımlılık yapan bir benzerliktir bu. Azıcık unutkanlığa gelseniz, arkasını sabırsızlıkla beklersiniz dönüşüm malzemesinin. Sorun orada başlıyor zaten, bakarkörlükte, benzerlikte!.. Bir kez birbirinize benzemeye başladınız mı değer yargılarınız, alışkanlıklarınız, çağdaş insana özgü her bir özelliğiniz rafa kalkmış demektir. ‘İktidar’ sözcüğü yozlaşmanın, sınırsız egemenliğin işaretidir, bilinir. Sınıfsal karşıtlığın iktidarı
28.10.2013
05.10.2013
 1  ...